İstanbul Miras Avukatı

Miras Hukuku Miras bırakanın vefatı ile birlikte geride bıraktığı malvarlığının yasal ve atanmış mirasçılar arasında adil ve hukuka uygun şekilde paylaştırılması, miras hukukunun temel amacını oluşturur. Ancak uygulamada terekede yer alan taşınmazların paylaşılamaması, bazı mirasçıların diğerlerinden mal kaçırması, vasiyetnameler ile saklı payların zedelenmesi veya mirasbırakanın borç batağında vefat etmesi gibi sebeplerle mirasçılar arasında derin uyuşmazlıklar ortaya çıkmaktadır.

Özellikle gayrimenkul değerlerinin ve mülkiyet uyuşmazlıklarının en yoğun yaşandığı İstanbul ilinde; Çağlayan, Bakırköy ve Kartal yerleşkesindeki İstanbul Anadolu Adliyesi nezdinde yürütülen yargılamalarda teknik hukuki bilgi hayati öneme sahiptir. Bu karmaşık süreçte terekenin tespiti, paylaştırılması ve hak kayıplarının önlenmesi adına profesyonel bir miras avukatı ve tecrübeli bir miras hukuku avukatı ile çalışmak dava sonucunu belirleyen yegane unsurdur.

Miras Hukuku Nedir?

Miras hukuku, gerçek bir kişinin ölümü veya gaipliği halinde, para ile ölçülebilen bütün hak ve borçlarının (tereke) kimlere ve nasıl intikal edeceğini düzenleyen, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) üçüncü kitabında (m. 495 – 682) tanzim edilmiş bir özel hukuk dalıdır. Miras hukuku; yasal mirasçıların belirlenmesi, zümre sistemi, saklı paylı mirasçıların hakları, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf yapma serbestisi ve bu serbestinin sınırlarını belirleyen emredici kanuni normlardan oluşur.

İstanbul Miras Avukatı Hangi Davalara Bakar?

Her ne kadar hukukumuzda miras avukatı şeklinde bir tabir bulunmasa da daha doğru tabirle Miras uyuşmazlıklarında uzmanlaşmış bir miras hukuku avukatı, terekenin intikalinden tasfiyesine kadar uzanan geniş bir yelpazede hukuki hizmet sunar. Başlıca dava ve iş alanları şunlardır:

  • Mirasçılık belgesinin (veraset ilamı) alınması ve hasımlı mirasçılık belgesinin iptali davaları,
  • Terekenin korunması, ihtiyati tedbir ve tereke tespiti davaları,
  • Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) nedeniyle tapu iptal ve tescil davaları,
  • Saklı pay ihlallerine dayalı tenkis davaları,
  • Mirasta iade ve denkleştirme davaları,
  • Mirasın gerçek ve hükmen reddi davaları,
  • Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi ve ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davaları,
  • Vasiyetnamenin açılması, tenfizi ve vasiyetnamenin iptali davaları,
  • Miras sözleşmeleri ve miras feragat sözleşmelerinin tanzimi ile bunlardan doğan uyuşmazlıklar.

Veraset İlamı Nasıl Alınır?

Mirasçılık belgesi, diğer adıyla veraset ilamı; mirasbırakanın vefatı neticesinde kimlerin hangi oranlarda mirasçı olduğunu gösteren resmi belgedir. TMK m. 598 uyarınca; yasal mirasçı oldukları belirlenenlere başvuruları üzerine sulh hukuk mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.

Eğer soybağında yabancılık unsuru, gaiplik kararı veya mirasçılık konusunda tereddüt doğuran bir durum yoksa, herhangi bir yetkili noterlikten dakikalar içinde mirasçılık belgesi temin edilebilir. Ancak soybağının tespitinde nüfus kayıtlarındaki kapalılık, mirasçılardan birinin mirası reddetmiş olması veya vasiyetname bulunması halinde noterler belge veremez. Bu durumda mirasçılardan birinin ikametgahı Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak hasımsız açılacak bir çekişmesiz yargı işi ile veraset ilamı mahkemeden alınır. Mirasçılık belgesinin hatalı tanzim edildiği iddia ediliyorsa, uzman bir veraset avukatı desteğiyle HMK m. 11/3 uyarınca mirasçıların yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesinde hasımlı olarak mirasçılık belgesinin iptali davası açılmalıdır.

Hatta o kadar ki bir dosyamızda boşanma sonrası soyismi düzeltilmemiş bir müvekkilin dahi verasetini noterliklerden alamadık ve mecburen mahkeme kanalı ile almamız gerekti. Kısacası herhangi bir sorun olmayan mirasçılık belgesi istemleri için noterliğe başvurulabilirken ihtilaflı durumlarda mahkeme kanalına başvuru yapılmalıdır.

Tereke Tespiti Nasıl Yapılır?

Mirasbırakanın vefatı sonrasında geride kalan malvarlığının, banka hesaplarının, hisse senetlerinin, araçlarının ve borçlarının bilinmediği durumlarda başvurulan en etkili hukuki yol terekenin tespitidir (TMK m. 589 vd.). Tereke tespiti davası, Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan çekişmesiz bir yargı işidir.

Bu davada mahkeme resen harekete geçerek Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TAKBİS), Türkiye Bankalar Birliği, Emniyet Genel Müdürlüğü (araç tescil), Vergi Daireleri, SGK ve MKK nezdinde müzekkereler yazarak murisin aktif ve pasif malvarlığını listeler. Terekedeki menkul malların korunması amacıyla mahkemece mahallinde keşif icra edilerek tereke defteri tutulur ve gerekirse taşınmazlar mühürlenir. Tereke mallarının kaçırılmasını engellemek ve hak kaybını önlemek amacıyla sürecin tecrübeli bir tereke avukatı refakatinde yürütülmesi hayati önem taşır.

Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Mirasın açılması ile birlikte mirasçılar arasında kanun gereği elbirliği mülkiyeti hükümleri geçerli olur (TMK m. 640). Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların terekedeki belirli bir mal üzerinde münferit tasarruf yetkisi bulunmaz; tüm kararların oybirliğiyle alınması zorunludur.

Miras paylaşımı iki yolla gerçekleştirilir:

  • Rızaen Paylaşma: TMK m. 676 gereğince mirasçılar, tereke mallarının tamamını veya bir kısmını aralarında yapacakları yazılı bir miras taksim sözleşmesi ile paylaşabilirler. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği tüm mirasçıların ıslak imzalı mutabakatına ve yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.
  • Mahkeme Kanalı ile Paylaşma: Mirasçıların paylaşma konusunda anlaşamaması halinde, herhangi bir mirasçı diğer tüm mirasçıları hasım göstererek Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açabilir.

Uygulamadaki tecrübelerimize göre mahkeme yolu ile miras paylaşılması oldukça uzun sürmektedir. Bu sebeple tavsiyemiz uzman bir miras avukatı eşliğinde diğer mirasçılar ile anlaşmak sureti ile miras taksim sözleşmesi yapılmasıdır. 

Muris Muvazaası Davası

Uygulamada “mirastan mal kaçırma” olarak bilinen muris muvazaası, mirasbırakanın diğer mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekleştirdiği danışıklı işlemlerdir. Mirasbırakan, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını tapu sicil müdürlüğü nezdinde resmi memur önünde satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermektedir.

Bu tür işlemler nispi muvazaa nedeniyle batıldır. Görünürdeki satış işlemi tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için, gizli bağışlama işlemi ise tapulu taşınmazların devrine ilişkin resmi şekil noksanlığı sebebiyle geçersizdir. Bu davayı saklı paylı olsun veya olmasın, mirastan hakkı gasbedilen tüm mirasçılar kendi miras payları oranında açabilirler. Muris muvazaası davası ayni hakka dayandığı için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir; murisin ölümünden sonra her zaman açılabilir. Sürecin yetkin bir muris muvazaası avukatı vasıtasıyla yürütülmesi; taraf muvazaasının ispatı, tanık dinletilmesi, murisin mali gücü ve banka kayıtlarının incelenmesi bakımından kritik öneme sahiptir.

İznik’te görülen bir muris muvazaası dosyamızda da benzer şekilde mirasbırakanın sağlığında mirasçılar arasında hakkaniyete uygun şekilde bir paylaştırma yapmadığı tarafımızca ve bilirkişi vasıtası ile ispatlanmış, tanık delilleri ile de desteklenmiştir. Mahkemece de lehimize karar verilmek sureti ile miras taksim edilmiştir. 

Tenkis Davası ve Saklı Pay

Mirasbırakan sağlığında malvarlığı üzerinde kural olarak tasarruf yetkisine sahiptir; ancak bu yetki kanun koyucu tarafından saklı paylı mirasçıların haklarıyla sınırlandırılmıştır. TMK m. 506 uyarınca kanuni saklı pay oranları şunlardır: Mirasbırakanın; alt soyu (çocuklar ve torunlar yasal miras payının yarısı (1/2), Anne ve Babası yasal miras payının dörtte biri (1/4), Sağ Kalan Eşi Altsoy veya ana-baba ile birlikte mirasçı ise yasal miras payının tamamı; diğer hallerde yasal miras payının dörtte üçü (3/4).

Mirasbırakan, saklı payları zedeleyecek biçimde tasarruf nisabını aşan ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetname vb.) veya TMK m. 565’te sayılan sağlararası karşılıksız kazandırmalar (ölümden önceki son 1 yıl içinde yapılan bağışlar veya saklı payı bertaraf etme kastıyla yapılan devirler) yapmışsa, saklı payı zedelenen mirasçılar tenkis davası açabilir (TMK m. 560). Tenkis davası, tasarrufun saklı payı aşan kısmının iptali ve nakden ödenmesi amacını güder. Bu dava, TMK m. 571 uyarınca saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde mirasın açılmasından itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır. Hak kaybına uğramamak adına deneyimli bir tenkis davası avukatı ile teknik net tereke hesabı yapılması şarttır.

Reddi Miras Süreci

Mirasbırakanın geride bıraktığı borçların aktif malvarlığından fazla olması veya mirasçıların murisin borçlarından şahsen sorumlu olmak istememeleri halinde mirasın reddi müessesesi devreye girer. Mirasın reddi ikiye ayrılır:

  • Mirasın Gerçek Reddi (TMK m. 605/1, 606): Yasal ve atanmış mirasçılar, mirasbırakanın ölümünü veya mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesine sözlü veya yazılı beyanda bulunarak mirası kayıtsız şartsız reddedebilirler. Üç aylık süre hak düşürücü niteliktedir.
  • Mirasın Hükmen Reddi (TMK m. 605/2): Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras kanunen reddedilmiş sayılır. Bu tespit davası herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmaksızın alacaklılara karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde her zaman açılabilir.

Mirasın reddi halinde, mirası reddedenin payı TMK m. 611 gereğince o kişi miras açıldığı anda sağ değilmiş gibi kendi altsoyuna geçer. Altsoyun tamamının mirası reddetmesi durumunda ise TMK m. 613 gereğince miras hakkı sağ kalan eşe intikal eder. Bu zincirleme sürecin doğru kurgulanması için profesyonel bir reddi miras avukatı ile hareket edilmesi tavsiye edilir. Öte yandan reddi miras kurumu yalnızca mirasbırakanın borçlarının aktifinden fazla olması durumunda söz konusu olmaz. Örneğin bir dosyamızda ailesi ile bağlarını bir tartışma neticesinde koparan müvekkilimiz, ailesinden kalan yüklü bir mirası reddetmek istemiştir. Bu halde de reddi miras durumu söz konusu olabilir. 

Vasiyetnamenin İptali

Vasiyetname, mirasbırakanın tek taraflı irade beyanıyla tanzim ettiği ölüme bağlı bir tasarruftur. Ancak kanun koyucu, vasiyetnamenin geçerliliğini sıkı şekil şartlarına ve ehliyet kurallarına bağlamıştır. TMK m. 557 uyarınca aşağıdaki hallerde Asliye Hukuk Mahkemesinde vasiyetnamenin iptali davası açılabilir:

  • Vasiyetname, mirasbırakanın fiil ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa (örneğin akıl zayıflığı, demans, alzheimer),
  • Vasiyetname yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa,
  • Vasiyetnamenin içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlaka aykırı ise,
  • Vasiyetname kanunda öngörülen resmi, el yazılı veya sözlü şekil şartlarına uyulmadan yapılmışsa.

TMK m. 559 uyarınca iptal davası açma hakkı; davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahipliğini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde vasiyetnamenin açılmasından itibaren iyiniyetli davalılara karşı 10 yıl, iyiniyetli olmayanlara karşı 20 yıl geçmekle düşer.

Ortaklığın Giderilmesi Davası

Mirasçılar arasında terekeye dahil taşınır veya taşınmaz malların rızaen paylaşılamaması durumunda, ortak mülkiyeti sona erdirmek amacıyla açılan davaya ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası denir (TMK m. 698 vd.). Bu davada Sulh Hukuk Mahkemesi münhasıran görevlidir.

Dava iki şekilde sonuçlanabilir:

  • Aynen Taksim: Taşınmazın yüzölçümü, imar durumu ve paydaş sayısı elveriyorsa, malın paylar oranında bölünerek taraflara paylaştırılmasıdır. Değer farkı para eklenerek denkleştirilir.
  • Satış Suretiyle Paylaşma: Taşınmazın aynen bölünmesi önemli bir değer kaybına yol açacaksa veya fiilen imkansızsa, mahkeme taşınmazın İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre açık artırma yoluyla satılmasına ve bedelin paydaşlara miras payları oranında dağıtılmasına karar verir.

7445 sayılı Kanun gereğince, ortaklığın giderilmesi davalarında dava şartı arabuluculuk zorunluluğu getirilmiştir. Dava açılmadan önce arabuluculuk süreci tüketilmeli, uzlaşma sağlanamazsa dava yoluna gidilmelidir. Satış aşamasında taşınmazın değerinin altında satılmaması ve hissedarların haklarının korunması adına sürecin yetkin bir ortaklığın giderilmesi avukatı gözetiminde sürdürülmesi gerekir.

Ayrıca 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun) kapsamında ortaklığın giderilmesi davalarında ve miras kalan taşınmazların satış süreçlerinde önemli değişikliklere gidilmiştir. Yapılan bu yeni düzenleme ile UYAP E-Satış sistemi üzerinden yürütülen ihalelerde mirasçılara belirli şartlar altında sınırlı bir öncelik hakkı tanınmıştır.

Miras Davalarında Gerekli Belgeler

Miras uyuşmazlıklarında delillerin eksiksiz toplanması davanın sonucunu doğrudan etkiler. Başlıca dava tiplerinde mahkemeye sunulması veya celbi gereken belgeler şunlardır:

  • Vefat eden murise ait onaylı Nüfus Kayıt Örneği (Vukuatlı),
  • Noterden veya mahkemeden alınmış onaylı Veraset İlamı,
  • Dava konusu taşınmazların güncel Tapu Kayıtları ve resmi akit tabloları (muris muvazaası davaları için),
  • Mirasbırakanın ölüm tarihinden geriye dönük banka hesap dökümleri, mevduat bilgileri,
  • Murisin işlem tarihinde fiil ehliyetine sahip olup olmadığını gösterir tam teşekküllü devlet hastanesi sağlık kurulu raporları, doktor reçeteleri ve epikriz belgeleri,
  • Noterlikçe düzenlenmiş veya saklanmış Vasiyetname Aslı/Örneği,
  • Aile içi ilişkileri, ekonomik durumu ve mirasbırakanın gerçek iradesini aydınlatacak tanık listesi.

Miras Hukukunda Sık Yapılan Hatalar

Miras davaları, usul hukuku bakımından son derece katı şekil şartlarına ve hak düşürücü sürelere tabidir. Uygulamada en sık karşılaşılan hak kaybettirici hatalar şunlardır:

  • Reddi miras usulünde 3 aylık ret süresi kaçırılmamalıdır: Murisin borca batık olduğunu bilmesine rağmen 3 aylık süre içinde mirasın gerçek reddi başvurusunda bulunmayarak borçlardan şahsen ve tüm malvarlığıyla sorumlu hale gelmek.
  • Tereke malları örtülü olarak kabul edilmemelidir (TMK m. 610): Mirası reddetme niyetinde olan mirasçının, terekeden para çekmesi, murisin aracını satması veya kira gelirini tahsil etmesi sonucu mirası zımnen kabul etmiş sayılması ve ret hakkını kaybetmesi.
  • Tenkis davası açılacaksa 1 yıllık süre geçirilmemelidir: Saklı payın zedelendiği öğrenildikten sonra 1 yıllık hak düşürücü süre geçirilip hak talebinde bulunulması neticesinde davanın usulden reddedilmesi.
  • Muris muvazaası ile tenkis karıştırılmamalıdır: Dava dilekçesinde hukuki tavsifin yanlış yapılması, muvazaalı tasarrufa karşı salt tenkis talep edilerek taşınmazın mülkiyetinden mahrum kalınması.
  • Kesin yetki kuralının olduğu yerde bu kurala uyulmalıdır: TMK m. 576 ve HMK m. 11 uyarınca murisin son yerleşim yeri mahkemesi yerine yetkisiz mahkemelerde dava ikame edilmesi neticesinde davanın yetkisizlik sebebiyle uzaması.
  • Kadastro hak düşürücü süresi de dikkate alınmalıdır: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 21.01.2025 tarihli, 2024/3435 E. ve 2025/132 K. sayılı ilamında vurgulandığı üzere, “kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak dava açılamayacağı” ilkesine riayet edilmemesi davanın reddine neden olur.
  • Gerekçeli kararın uygulanabilir olması gerekir: HMK m. 297 gereği hüküm fıkrasında açık, infazı kabil tescil ve iptal kararlarının kurulmaması; ölü kişi adına tescil verilmesi veya davaya dahil olmayan üçüncü kişilerin payları hakkında tescil kararı ihdas edilmesi (Yargıtay 1. HD, 2024/3761 E., 2025/3902 K.; Yargıtay 7. HD, 2023/4831 E., 2024/1063 K.).

Miras Avukatı Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Miras hukuku, hem maddi hukuk normlarının hem de çekişmeli/çekişmesiz usul kurallarının iç içe geçtiği teknik bir alandır. İstanbul gibi gayrimenkul hacminin çok yüksek olduğu bir metropolde miras avukatı seçilirken şu hususlara dikkat edilmelidir:

  • Avukatın gayrimenkul ve miras hukuku alanındaki tecrübesi, TMK ve HMK uygulamalarına, özellikle yerleşik Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarına hakimiyeti incelenmelidir.
  • Muris muvazaası ve ehliyetsizlik gibi birden fazla hukuki sebebin aynı davada terditli veya bağımsız ileri sürülmesine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilkelerine hakim olması (Yargıtay 1. HD, 2024/1066 E., 2025/5590 K.),
  • Tereke temsilcisi atanması (TMK m. 640) ve taraf teşkilinin sağlanması usullerini doğru işletmesi,
  • Reddi miras sonrası mirasçılık belgelerinin TMK m. 611 ve TMK m. 613 çerçevesinde tanzimini sağlayacak usuli donanıma sahip olması aranmalıdır.
  • Uyuşmazlığın görüleceği adliye çevresinin (İstanbul Çağlayan Adliyesi, Bakırköy Adliyesi veya Kartal yerleşkesindeki İstanbul Anadolu Adliyesi) işleyiş dinamiklerine, keşif ve bilirkişi süreçlerine hakim olunmalıdır.
  • Avukatın salt dava açmakla yetinmeyip, arabuluculuk süreçlerinde uzlaşma kültürüyle hızlı çözüm üretebilme ve gerektiğinde ihtiyati tedbir kararlarını ivedilikle alabilme kabiliyeti gözetilmelidir.
  • Karmaşık saklı pay, tasarruf nisabı ve net tereke hesabı gibi mali/teknik tablolara vakıf olması aranmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

İstanbul’da miras avukatı hangi davalara bakar?

İstanbul’da bir miras avukatı; mirasçılık belgesi verilmesi ve iptali, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil, tenkis, denkleştirme, vasiyetnamenin iptali ve tenfizi, mirasın gerçek ve hükmen reddi, tereke tespiti ve dava şartı arabuluculuk dahil ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davalarına bakar.

Veraset ilamı nasıl alınır?

Mirasbırakanın vefatından sonra yasal mirasçılar nüfus cüzdanları ile herhangi bir notere başvurarak dakikalar içinde veraset ilamı alabilirler. Nüfus kayıtlarında kapalılık, yabancılık unsuru, gaiplik veya mirastan feragat/ret gibi durumların varlığında ise Sulh Hukuk Mahkemesine verilecek bir talep dilekçesiyle veraset ilamı mahkeme kararıyla alınır.

Tereke tespiti davası ne zaman açılır?

Tereke tespiti davası, mirasbırakanın ölümünün hemen ardından terekedeki taşınır, taşınmaz, banka mevduatı ve borçların resmi olarak tespiti ve muhafazası amacıyla Sulh Hukuk Mahkemesinde her zaman açılabilir. Miras mallarının diğer mirasçılarca kaçırılması veya gizlenmesi şüphesi doğduğu anda ivedilikle açılması hak kaybını önler.

Muris muvazaası davası hangi durumlarda açılır?

Mirasbırakanın diğer mirasçıları terekeden mahrum bırakmak kastıyla, gerçekte bağışladığı bir taşınmazı tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi şeklinde göstermesi durumunda açılır. Bu dava saklı pay sahibi olsun ya da olmasın tüm yasal mirasçılar tarafından herhangi bir zamanaşımı süresine tabi olmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılabilir.

Tenkis davası nedir?

Tenkis davası, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünün sınırını aşarak saklı paylı mirasçıların (altsoy, ana-baba, sağ kalan eş) kanuni saklı paylarını zedelemesi halinde açılan bir davadır. Bu dava ile saklı payı aşan kazandırmaların kanuni tasarruf sınırına indirilmesi ve eksik kalan saklı pay tutarının davacıya ödenmesi sağlanır.

Reddi miras süresi ne kadardır?

Mirasın kayıtsız şartsız reddini içeren gerçek ret beyanı, TMK m. 606 gereğince yasal mirasçılar için ölümün veya mirasçı olunduğunun öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesine sunulmalıdır. Terekenin borca batık olması durumundaki hükmen ret davası ise herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir.

Ortaklığın giderilmesi davası miras mallarında nasıl uygulanır?

Mirasçılar elbirliği mülkiyeti altındaki tereke mallarını rızaen paylaşamadıklarında Sulh Hukuk Mahkemesinde bu davayı açarlar. 7445 sayılı Kanun gereğince önce dava şartı arabuluculuk süreci tamamlanır. Anlaşma sağlanamazsa mahkemece malın aynen taksimi, bu mümkün değilse icra yoluyla açık artırmada satılarak parasının miras payları oranında paylaştırılması kararlaştırılır.

Miras davası açmadan önce hangi belgeler gerekir?

Miras davası açılmadan önce vukuatlı nüfus kayıt örneği, veraset ilamı, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları ve resmi akit tabloları, banka hesap özetleri, murisin ölüm tarihindeki sağlık ve akıl sağlığı durumunu gösterir hastane raporları ile iddiaları destekleyecek tanık listesi hazırlanmalıdır.

Miras Davaları Alanları

  • Mirasın dağıtımı ve paylaşımı

  • Mirasçı hakları ve mirasçı olmayanların hakları

  • Mirasın reddi ve miras hukuku davaları

  • Miras davalarında mahkeme süreçleri ve temsil

  • Vasiyetnamelerin hazırlanması ve yorumlanması

  • Mirasın vergilendirilmesi ve vergi avantajları

  • Mirasçıların malvarlığının korunması ve mirasın yönetimi

  • Miras hukuku uyuşmazlıklarının alternatif çözüm yolları, örneğin arabuluculuk veya uzlaştırma.

KAYNAKÇA

YARGI KARARLARI

  1. Yargıtay, 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3761, K. 2025/3902, T. 22.09.2025
  2. Yargıtay, 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1689, K. 2025/225, T. 13.01.2025
  3. Yargıtay, 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5809, K. 2024/1067, T. 22.02.2024
  4. Yargıtay, 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/667, K. 2024/706, T. 08.02.2024
  5. Yargıtay, 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/6083, K. 2024/6774, T. 11.12.2024
  6. Yargıtay, 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2101, K. 2025/1367, T. 10.03.2025
  7. Yargıtay, 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2492, K. 2025/1249, T. 04.03.2025
  8. Yargıtay, 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5811, K. 2024/434, T. 24.01.2024
  9. Yargıtay, 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/1066, K. 2025/5590, T. 02.12.2025
  10. Yargıtay, 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5718, K. 2024/4577, T. 16.10.2024
  11. Yargıtay, 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3129, K. 2025/3029, T. 16.06.2025
  12. Yargıtay, 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4667, K. 2025/3475, T. 09.09.2025
  13. Yargıtay, 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/179, K. 2025/5294, T. 24.11.2025
  14. Yargıtay, 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4585, K. 2025/2838, T. 27.05.2025
  15. Yargıtay, 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3435, K. 2025/132, T. 21.01.2025
  16. Yargıtay, 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4462, K. 2025/4410, T. 13.10.2025

LİTERATÜR KAYNAKLARI

  1. Tez, Türk miras hukukunda muvazaa – KADİR BAĞCI – 2025
  2. Tez, Muris muvazaası – TUĞBA KILIÇ – 2026
  3. DergiPark, Görünüşte Mirasçılık: Ölüme Bağlı Tasarrufta Es Geçilen Saklı Paylı Muhtemel Mirasçının Mirasçılığı – Özgür Güvenç – 2024
  4. Tez, Tasarrufun iptali davasının medeni hukuktaki benzer amaçlı hükümlerle ilişkisi – DAMLA PINAR KIRLANGIÇ – 2025
  5. Tez, Sağlararası Kazandırmaların Tenkisi – Özlem Yartaşı – 2024
  6. Tez, Türk Medeni Kanunu m.565’e göre tenkise tabi sağlar arası kazandırmalar – BİLGE ÇİFTÇİ – 2024
  7. DergiPark, ELEKTRONİK ARAÇLARLA YAPILAN SÖZLÜ VASİYETNAME VE YORUMU – Funda İbiş – 2024
  8. Tez, Osmanlı Sonrası Arnavutluk’ta Şer’iyye Mahkemeleri Ve İslâm Hukukunun Tatbiki – Elton Karaj – 2024
  9. Tez, Muris muvazaası – BURHAN GÜÇHAN CANİK – 2026
  10. DergiPark, Kefilin Mirasçılarının Kefalet Borcundan Sorumluluğu – Kemal Erdoğan – 2025
  11. Tez, Mirasçıların kefalet borcundan sorumluluğu – ZEHRA CEREN PAYASLIOĞLU – 2025
  12. Tez, Tereke Temsilcisi – Mert Karakaya – 2025
  13. Tez, Muris Muvazaası – Mustafa Çelik – 2024
  14. DergiPark, ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLARDA YÜKLEME VE YÜKLEMENİN TENFİZİNE İLİŞKİN SORUNLAR – Burcu Zengin Özküçükparlak – 2024

Bu içerik, gayrimenkul ve miras hukuku alanında çalışan Av. Büşra Nur Altınoklu Durak tarafından kaleme alınmış ve ceza hukuku, aile hukuku ve boşanma davaları alanında çalışan Av. Ahmet Hilmi Durak tarafından kontrol edilmiştir.

İçerik, genel hukuki bilgi niteliğindedir; mevcut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık almanız önerilir.

YAZAR                     : AV. BÜŞRA NUR ALTINOKLU DURAK

KONTROL EDEN   : AV. AHMET HİLMİ DURAK

SON GÜNCELLEME :   14/09/2026

Ücretli Danışmanlık Hattı