
İstanbul Ceza Avukatı
İstanbul'da ceza hukuku alanında faaliyet gösteren avukatlar, suç şüphesi altındaki soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde şüpheli, sanık veya mağdurların yasal haklarının korunması adına hukuki destek sağlar. İstanbul ceza avukatı; savcılık soruşturması; asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerindeki duruşma süreçleri; istinaf ve temyiz süreçleri; ifade verme, gözaltı, tutuklama, adli kontrol gibi aşamalarda müvekkilinin yanında onu temsil eden kişidir.
Özellikle yaptırımı yüksek suç tiplerinin yargılandığı Ağır Ceza Mahkemeleri nezdindeki süreçlerin takibi, adil yargılanma hakkının tesisi açısından önem taşır. Altınoklu Hukuk Bürosu olarak, ceza hukuku kapsamındaki dosyalarda müvekkillerimize hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmakta, süreçleri meslek etiğine uygun olarak yürütmekteyiz. Bu yazımızda, ceza hukukunun genel prensiplerine ve avukatların yargılama sürecindeki görevlerine değineceğiz.
İletişim Bilgilerimiz
✅ Altınoklu Avukatlık Bürosu
✅ Telefon : +905327271795
✅ Adres : Kordonboyu Mahallesi Neyzen Tevfik Caddesi No 3 Kat 1 Daire 2 Kartal İstanbul
✅ Mail : info@altinoklu.av.tr
Ceza Hukuku Nedir?
Ceza hukuku, toplum düzeninin korunması amacıyla devlete, suç oluşturan fiiller karşısında yaptırım uygulama yetkisi tanıyan hukuk dalıdır. Ceza hukuku, hangi davranışların suç sayıldığını ve bu suçlara uygulanabilecek yaptırımları belirleyen kurallar bütünüdür. Bu kurallar; kamu düzeninin sağlanması, bireylerin temel haklarının korunması ve adaletin tesis edilmesi hedefleriyle uygulanır.
Suç isnadına konu fiillerde sorumluluğun belirlenmesi, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin yürütülmesi, delillerin değerlendirilmesi ve karar aşamalarına ilişkin usuller ceza hukuku kapsamında ele alınır. Ceza yargılamasında savunma hakkı, adil yargılanma ilkesinin temel unsurlarındandır.
Bazı avukatların Ceza hukuku kapsamındaki dosyalara bakmaktan imtina ettiği görülmekteyse de her insanın, en kötünün bile savunma hakkı kutsaldır. Bu kutsiyet avukatlık mesleğini her zaman saygın kılacaktır. Çünkü herkesin bir gün savunulmaya ihtiyacı olacaktır. Ceza yargılamasının konusu ister cinsel suçlar olsun ister uyuşturucu suçları olsun ister kasten öldürme suçları olsun; anayasal güvence altına alınmış savunulma hakkını layıkıyla yerine getirmek gerektiğini düşünmekteyiz.
İstanbul Ceza Avukatının Görevi Nedir, Hangi Davalara Bakar?
Öncelikle belirtmek gerekir ki her avukat ceza hukuku alanında dosya kabul edebilir. Bu bağlamda ceza davası avukatı veya ağır ceza avukatı yerine ceza hukuku üzerine uzmanlaşmış, tecrübe edinmiş veya ağır ceza veya asliye ceza mahkemelerinde görülen yargılamalar hakkında kapsamlı bilgisi olan avukat demek daha yerinde olacaktır. Bu bilgiden sonra, kanun koyucunun düzenlediği suçlar ile alakalı olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına varan cezalar öngörülmesi nedeniyle ceza hukuku konusunda bilgi ve tecrübesi olan bir avukat ile çalışmalısınız.
Şüpheli veya sanık avukatına ceza hukukunda müdafi, mağdur avukatlığına ise vekil denmektedir. Bu kapsamda müdafiin görevi; sürecin hukuka uygun yürütülmesini gözetmek, savunma hakkının etkin kullanılmasına katkı sunmak ve yasal hakların hatırlatılması ile usule ilişkin işlemlerin takip edilmesini sağlamaktır. Ceza yargılamasında hukuki destek; ifade alma, sorgu, tutuklama/denetimli serbestlik değerlendirmeleri, iddianame, duruşmalar, kanun yolları (istinaf/temyiz) ve infaz hukukuna ilişkin işlemler gibi çok sayıda aşamayı içerebilir. Her dosyada izlenecek yol, olayın özelliklerine ve mevcut delil durumuna göre belirlenir.
Bir ceza avukatı ise; Mala zarar verme, Cumhurbaşkanına hakaret, Basit dolandırıcılık, Hırsızlık, İhaleye fesat karıştırma, Taksirli yaralama, Çocuk kaçırma, Kişi dokunulmazlığına karşı suçlar, Uyuşturucu kullanımını özendirme / yaygınlaştırmaya ilişkin suçlar, Cinsel taciz ve cinsel saldırı, Vergi kaçakçılığı, Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, Tehdit, şantaj, Özel hayatın gizliliğini ihlal, Tefecilik, Bilişim suçları, Yalan tanıklık, Hakaret, Görevi kötüye kullanma, Kasten adam öldürme (cinayet), nitelikli dolandırıcılık vb. Ceza Kanununda düzenlenmiş suçlara bakmaktadır.
İstanbul’da Ceza Soruşturması Nasıl Başlar?
Ceza hukuku temelde 5237 sy. Türk Ceza Kanunu ve 5271 sy. Ceza Muhakemesi Kanunu'na istinaden yürütülür. İstanbul'da bir ceza soruşturması ise ihbar, şikayet veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâlin Cumhuriyet Başsavcılığınca öğrenilmesi üzerine işin gerçeğini araştırılması ile başlar.
Bu aşamada savcılıkça ifade alınacak, gerekli olursa tutuklama tedbiri gerekli değilse adli kontrol tedbirleri uygulanacak, lehe ve aleyhe deliller toplanacak ve nihayet yeterli suç şüphesine ulaşılması durumunda iddianame düzenlenmek suretiyle mahkeme aşamasına geçilecektir.
Şüpheli, Sanık, Mağdur ve Müşteki Hakları ve Yükümlülükleri Nelerdir?
Ceza Muhakemesi Kanununa göre; Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi, Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi, Mağdur: suçtan zarar gören kişiyi, Müşteki: şikayet eden kişiyi ifade etmektedir. Bu bağlamda bu sujelerin hak ve yükümlülükleri şu şekilde sıralanabilir;
- Lekelenmeme Hakkı (Masumiyet Karinesi)(Anayasa m.38/4)
- Susma Hakkı (Kendini Suçlamama)(Anayasa m.38/5, CMK m.147/1-e)
- Hukuka Aykırı Delillerin Yasaklanması(Anayasa m.38/6, CMK m.217/2)
- Adil Yargılanma ve Hak Arama Hürriyeti(Anayasa m.36)
- Kimliğe İlişkin Soruları Cevaplama Yükümlülüğü ve Doğru Öğrenilme Hakkı(CMK m.147/1-a)
- İsnadı Öğrenme Hakkı (CMK m.147/1-b)
- Müdafi (Avukat) Seçme ve Yardımından Yararlanma Hakkı (CMK m.147/1-c)
- Müdafi ile Kesintisiz ve Gizli Görüşme Hakkı (CMK m.154)
- Delillerin Toplanmasını İsteme Hakkı (CMK m.147/1-f)
- Yakınlarına Haber Verilmesini İsteme Hakkı (Anayasa m.19/5, CMK m.95)
- Gözaltı Kararına ve Yakalamaya İtiraz Etme Hakkı (CMK m.91/5)
- Sağlık Kontrolünden Geçirilme Hakkı (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m.9)
- Tercüman Yardımından Yararlanma Hakkı (CMK m.202)
Tüm hak ve yükümlülükler bunlarla sınırlı olmasa da yargılamada en çok karşılaşılan hakları özetle sıraladık. Bu haklar bir hukuk devleti olmanın getirdiği yükümlülükler olup bu hakların kullandırılmaması ceza yargılamasında beraat alınmasına kadar gidebilmektedir.
Aynı şekilde Mağdur ve Müştekinin de; Delillerin toplanmasını isteme, Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme, Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme, CMK'nın 153 üncü maddesine uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ile soruşturma belgelerini ve el konulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme, Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakkını kullanma, Duruşmadan haberdar edilme, Kamu davasına katılma, Tanıkların davetini isteme, Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma şeklinde hakları bulunmaktadır.
İfade ve Sorgu Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bir yargılama her ne kadar şikayet veya ihbar üzerine başlasa da şüphelinin ifadesi veya sorgusu ile devam etmektedir. Bu noktada şüphelinin ilk ifadesi; yargılamanın bel kemiğidir demek hatalı olmayacaktır. Yıllar dahi sürse tüm yargılama süreci bu ifade üzerine inşa edilecektir. Hatta öyle ki tüm yargılama sürecinde müdafi olmasa yalnızca bu ilk ifade de müdafinin desteği olsa yargılama lehe yürütülebilir.
İfade vermeden önce ceza avukatınız ile görüşürken dürüst olunması, stratejinin düzgün çizilmesi açısından elzemdir. Ceza hukuku avukatı sizi yargılayacak kişi değil bilakis en zor zamanınızda yanınızda olacak, sizi temsil edecek kişidir. Diğer taraftan kolluk güçlerinin veya savcılığın ifade alırken uyması gereken zaruri kurallar vardır. Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz. Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez. Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
Gözaltı ve Tutuklama Süreci
Tutuklama, 5271 sy. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. Maddesi ve devamı maddelerde düzenlenen bir koruma tedbiridir. Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. Tutuklama nedenleri ise kanunda tek tek sayılmış olup bunlar;
- Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa,
- Şüpheli veya sanığın davranışları Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme; Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa,
- Ve 5271 sy. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. Maddesinin 3. Fıkrasında sayılan suçlardan (katalog suçlar) birinin varlığı halinde tutuklama nedeni var sayılacaktır.
Diğer taraftan Gözaltı; yakalanan kişinin geçici süreliğine muhafaza altında tutulmasını ifade eder. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez. Gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir.
Asliye Ceza ve Ağır Ceza Mahkemesi Davaları
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun’nun 11 ve 12. Maddeleri asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinin görev alanlarını belirlemektedir. Buna göre;
- Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), (…) 9 hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.
- Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır.
Ceza Davalarında Delil ve Savunma Hazırlığı
Ceza davalarında hukuka uygun elde edilmiş tüm deliller kullanılabilecektir. Şüpheli veya sanık olarak bizzat siz yahut ceza soruşturması avukatınız/ağır ceza avukatınız/asliye ceza avukatınız sizi temsilen delil toplayabilir, savcılık veya mahkemeden delillerinizin toplanmasını isteyebilirsiniz. Her ne kadar kendini suçlamama ilkesi ve masumiyet karinesi gereği şüphelinin veya sanığın kendini aklama gayesi içine girmesine gerek olmasa da uygulamada "mahkeme benim suçlu olduğumu ispatlasın, ben suçsuz olduğumu ispatlamak zorunda değilim" düşüncesinin kişiyi sıkıntıya sokabildiğine defalarca şahit olduk.
Öte yandan ceza yargılamasında savunma hazırlığı oldukça önemlidir. Şüphelinin veya sanığın zorunlu durumlar hariç avukat ile çalışma zorunluluğu olmasa da savunma yaparken yargılanılan suçun unsurları, emsal durumlarda nelere karar verildiği, devletin usulen hata yapıp yapmadığı gibi pek çok kriterin hukukçu olmayan kişi tarafından değerlendirmeye katılması gerekmektedir. Bu haliyle de sonucunda yüksek hapis cezaları, tutuklamalar veya yurt dışı yasakları gibi ağır sonuçları olan bir olayda ağır ceza avukatı, asliye ceza avukatı veya ceza soruşturması avukatına güvenerek işlemlerin takip edilmesi en doğrusu olacaktır.
HAGB, Erteleme, Beraat ve Mahkûmiyet Kararları
HAGB, hükmün açıklanmasının geri bırakılması için kullanılan bir kısaltmadır. Sanığa yargılama sonunda verilecek ceza iki yıl ve altı ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. HAGB kararı kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. Elbette her durumda ve şartta HAGB kararı verilmez; HAGB kararı verilebilmesi için; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.
Diğer taraftan erteleme ise; işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir.
Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde ise beraat kararı verilirken yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde mahkumiyet hükmü verilecektir.
Ceza Davasında İstinaf ve Temyiz
Ceza davalarında Bölge Adliye Mahkemeleri istinaf kanun yolunu incelemeye, Yargıtay mahkemeleri de temyiz kanun yolunu incelemeye yetkilidir. İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince kendiliğinden incelenir. 5271 sy. Ceza muhakemeleri Kanunu 272. maddesinde açıkça istinaf edilebilecek ve istinaf edilemeyecek kararlar sayılmıştır. Aynı şekilde Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. 5271 sy. Ceza muhakemeleri Kanunu 286. maddesinde açıkça temyiz edilebilecek ve temyiz edilemeyecek kararlar sayılmıştır.
İstinaf ve temyiz yargılamaları olağan kanun yolu yargılamaları olarak anılır. Geniş anlamda kovuşturma evresi içinde yer almaktadırlar. Bu aşamalarda sanık hakkında hüküm verildiği ancak kesinleşme henüz olmadığı için hükümözlü tanımı kullanılır. İstinaf ve temyiz yollarının bir süre kısıtı yoktur. Tarafımızca bakılan dosalarda 15 gün içinde gelen kararlar da olduğu gibi 2 yıldır beklediğimiz henüz sonuçlanmamış kararlar da bulunmaktadır.
Ceza Davalarında Sık Yapılan Hatalar
Ceza davalarında en çok yapılan hata iş işten geçtikten sonra ceza avukatına danışılmasıdır. Yukarıda da izah ettiğimiz üzere yargılamanın en başında alınan ilk ifadeden itibaren yapılacak iş ve işlemler fazlasıyla önem arz etmekteyken mahkeme kararı verdikten sonra ağır ceza avukatına yahut asliye ceza avukatına "hadi bu dosyayı bozdur" denmesi yapılan en büyük hatalardandır.
Diğer sıklıkla karşılaştığımız hatalardan biri de "Zaten af çıkacak, bi'şey olmaz" veya "adam öldüren bile 2 seneye çıkıyor, bu suçtan dolayı mı hapse gireceğim" düşüncesidir. Ceza yargılamasında her olay bağımsız olarak değerlendirilir. Sanığın kendi dosyasını diğer dosya ile kıyaslarken çok ufak gördüğü farklılıklar aslında ceza hukuku anlamında çok büyük farklılıklara neden olabilir. Bu nedenle alanında uzman bir ceza hukuku avukatına danışmak, danışmamaktan daha pahalıya mal olabilir.
Aynı şekilde yapılan hatalardan biri de alanında uzman bir ceza hukuku avukatına danışarak onun vereceği tavsiyeye uymak yerine cezaevindeki mahkum arkadaşının verdiği veya kıraathanede çay içerken verilen tavsiyelere uyulmasıdır. Hatta bir de "aynı miktar uyuşturucu bizim X abide de çıkmıştı o bunu bunu yaptı bir aya çıktı" düşüncesi ile hareket ederek dönüşü olmayan yola girilmesidir. İstanbul ceza avukatı olarak ilgilendiğimiz dosyalar arasında 136 gram uyuşturucu madde ile uyuşturucu kullanıcılığından yargılanan; 5 gram uyuşturucu madde ile uyuşturucu ticaretinden yargılanan müvekkillerimiz bulunmaktadır.
Ceza Avukatı Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yukarıda da izah edildiği üzere ceza hukuku avukatının; ister asliye ceza avukatı ister ağır ceza avukatı ister ceza soruşturması avukatı olsun disiplinli, dosya takibini iyi yapan, yargılama konusu olaya hakim, yargılama konusu suç hakkında deneyimli olması gerekir. Soruşturma savcısının, mahkeme hakiminin yargılama yaparken suç ile alakalı hangi hususlara önem verdiğini idrak etmesi gerekir. Mevzuata, yargı kararlarına, güncel içtihatlara hakim olması gerekir. Asgari ücret tarifesinin altında ücret almaması, mesleğine saygı duyması, ceza hukukunu sevmesi gerekir.
Diğer taraftan adliyelerde tanıdıkları olduğunu söyleyen, dosyanın sonucu hakkında garanti veren veya olumlu sonuçlanacağı hakkında garanti verme imasında bulunan, asgari ücret tarifesinin altında dava kabul eden, çok lüks arabası veya evi olduğu, saatinin çok pahalı olduğu düşüncesi ile iyi avukat olduğunu düşündürmeye çalışan avukat meslektaşlardan da uzak durulması gerektiği kanaatindeyiz.
SIK SORULAN SORULAR
İstanbul ceza avukatı hangi davalara bakar?
Bir ceza avukatı; Mala zarar verme, Cumhurbaşkanına hakaret, Basit dolandırıcılık, Hırsızlık, İhaleye fesat karıştırma, Taksirli yaralama, Çocuk kaçırma, Kişi dokunulmazlığına karşı suçlar, Uyuşturucu kullanımını özendirme / yaygınlaştırmaya ilişkin suçlar, Uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, Cinsel taciz ve cinsel saldırı, Vergi kaçakçılığı, Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, Tehdit, şantaj, Özel hayatın gizliliğini ihlal, Tefecilik, Bilişim suçları, Yalan tanıklık, Hakaret, Görevi kötüye kullanma, Kasten adam öldürme (cinayet), nitelikli dolandırıcılık, parada sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, zimmet, rüşvet,insan ticareti, işkence, organ ticareti, nitelikli yağma, vb. Ceza Kanununda ve ilgili kanunlarda düzenlenmiş suçlara bakmaktadır.
Ceza soruşturması nasıl başlar?
İstanbul'da bir ceza soruşturması; ihbar, şikayet veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâlin Cumhuriyet Başsavcılığınca öğrenilmesi üzerine işin gerçeğini araştırılması ile başlar.
İfade verirken nelere dikkat edilmelidir?
Şüphelinin ilk ifadesi; yargılamanın bel kemiğidir demek hatalı olmayacaktır. Yıllar dahi sürse tüm yargılama süreci bu ifade üzerine inşa edilecektir. İfade vermeden önce ceza avukatınız ile görüşürken dürüst olunması, stratejinin düzgün çizilmesi açısından elzemdir. Ceza hukuku avukatı sizi yargılayacak kişi değil bilakis en zor zamanınızda yanınızda olacak, sizi temsil edecek kişidir.
Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz. Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez. Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
Gözaltı ve tutuklama süreci nasıl işler?
Tutuklama, 5271 sy. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. Maddesi ve devamı maddelerde düzenlenen bir koruma tedbiridir. Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir.
Gözaltı; yakalanan kişinin geçici süreliğine muhafaza altında tutulmasını ifade eder. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez.
Asliye ceza ile ağır ceza arasındaki fark nedir?
Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), (…) 9 hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır. Ağır ceza mahkemelerinde 3 kişilik hakim heyeti yargılamayı yaparken asliye ceza mahkemelerinde tek hakim görev yapmaktadır.
Tutuklama kararına itiraz edilebilir mi?
Tutuklama kararı özellikle kaçma şüphesi olan ve katalog suçlardan yargılananlar için öngörülen bir koruma tedbiridir. Tutukluluk kararına karşı 7 günlük süre içinde itiraz edilebilir. Ayrıca yargılamanın her aşamasında süre sınırı olmaksızın; somut olayın şartlarının ve tutukluluk nedenlerinin değiştiğinden bahisle itiraz edilebilir.
Ceza davasında istinaf ve temyiz nasıl yapılır?
Gerekçeli kararın; taraflara ve Cumhuriyet savcısına tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkemeye yazılı dilekçe vermek veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf başvurusu yapılabilir.
Aynı şekilde İstinaf kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle ve Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ kanun yolu başvurusu yapılabilir.
Mağdur olan kişi ceza davasında avukat desteği alabilir mi?
Mağdur olan kişinin vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme hakkı kanunen bulunmaktadır.
KAYNAKÇA
- 2709 sy. ANAYASA
- 5271 sy. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU
- 5237 sy. TÜRK CEZA KANUNU
- POLİS VAZİFE VE SALȂHİYET KANUNU
- YAKALAMA, GÖZALTINA ALMA VE İFADE ALMA YÖNETMELİĞİ
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi Esas No: 2025/3826, Karar No: 2026/623 sayılı ilamı
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/911 Esas ve 2016/1 Karar sayılı ilamı
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 03.04.2012 tarih, E.2011/9-266, K.2012/139 sayılı karar
Ceza Davası Alanları
- Eziyet etme suçu
- Görevi yapmaya engel olma suçu
- Organ ticareti davaları
- Ağırlaştırılmış yaralama suçu
- Bilişim sistemlerini bozma verileri yok etme ve değiştirme suçu
- Haberleşme özgürlüğünün engellenmesi suçu
- Mühür bozma suçu
- Kısırlaştırma davaları
- Çocuk düşürme ve düşürtme davaları
- Suç uydurma ve suçu üstlenme
- İhaleye fesat karıştırma suçu
- Cumhurbaşkanına hakaret suçu
- İntihara yönlendirme davaları
- Yasadışı insan deneyleri ile ilgili davalar
- Kumar oynatma suçu
- Göçmen kaçakçılığı suçu
- Yalan şahitlik suçu
- Çevreyi kirletme suçu
- Cinsel taciz suçu
- Konut dokunulmazlığının ihlal edilmesi suçu
- Kişilerin huzurunu bozma suçu
- Görevi kötüye kullanma suçu
- Mala zarar verme suçu
- Özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi suçu
- Kişilerin konuşmalarının yasa dışı dinlenmesi ve kayda alınması suçu
- Suçu bildirmeme suçu
- Haberleşme gizliliğinin ihlal edilmesi suçu
- Resmi ve özel belgede sahtecilik yapma suçu
- Dolandırıcılık suçu
- Güveni kötüye kullanma suçu
- Tehdit etme suçu
- Kastan adam yaralama davaları
- Hakaret suçu
- Şantaj suçu
- Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek suçu
- Hırsızlık suçu
- Cebir ve şiddet uygulama suçu
- Kişinin hürriyetine engel olma suçu
- Taksirle adam öldürme suçu
- Taksirle adam yaralama suçu
- Bilişim sistemlerine yasadışı girme suçu
- Mühürde sahtecilik suçu
Bu içerik, ceza hukuku, aile hukuku ve boşanma davaları alanında çalışan Av. Ahmet Hilmi Durak tarafından bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
İçerik, genel hukuki bilgi niteliğindedir; mevcut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık almanız önerilir.
YAZAR : AV. AHMET HİLMİ DURAK
KONTROL EDEN: AV. BÜŞRA NUR ALTINOKLU DURAK
SON GÜNCELLEME : 05/06/2026