İstanbul Boşanma Avukatı

Kimse boşanmak için evlenmez. Her evlilik güzel hayallerle başlamışsa da ortak hayat noktasında farklı ve çözülemeyecek düşüncelere sahip olduklarından veya sadakatsizlikten yahut sosyal, ekonomik fiziksel, cinsel şiddetten ayrı hayat sürmek gayesine gelebilirler. Tam bu noktada boşanma davaları gündeme gelir.

Boşanma davaları iki ana kategoriye ayrılır. Bunlardan biri anlaşmalı boşanma davası diğeri ise çekişmeli boşanma davasıdır. Anlaşmalı boşanma davasında taraflar, evliliğin hangi şartlar ve koşullar altında sona erdirileceği konusunda ortak bir fikre sahipken çekişmeli boşanma davasında taraflar evliliğin hangi şartlar ve koşullar altında sona erdirileceği konusunda ortak bir fikre sahip değildir. Anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davasındaki fark tam olarak fikir birliği olması veya olmamasından kaynaklanır.

BOŞANMA hukuku

İletişim Bilgilerimiz

✅  Altınoklu Avukatlık Bürosu
Telefon : +905327271795
Adres : Kordonboyu Mahallesi Neyzen Tevfik Caddesi No 3 Kat 1 Daire 2 Kartal İstanbul
Mail : info@altinoklu.av.tr

Hukukta, “haklı olmak” tek başına yeterli değildir. Önemli olan haklılığınızı kanunun öngördüğü usul ve çerçeveye uygun olarak ispat edebilmektedir. Evlilikte, özellikle boşanmaya sebep olduğunu düşündüğünüz olayların, kanunda ve içtihatlarda karşılığı olan bir kusur sebebi olup olmadığı dahi tartışmaya açıktır. Bu sebeple boşanma davası, her ne kadar hayatın çok içinden olsa da büyük bir tecrübe gerektirir.

Örnek vermek gerekirse; İstanbul’da boşanmak isteyen bir çiftin, anlaşmalı boşanma davası veya çekişmeli boşanma davası açması için İstanbul boşanma avukatı ile çalışması zorunlu değildir. Ancak İstanbul Aile Mahkemelerinin veya diğer büyükşehirlerin Aile Mahkemelerinin yoğunluğu ve karmaşıklığı da göz önüne alındığında en ufak bir usul hatası yapılması, süreci içinden çıkılmaz bir hale getirmekte ve taraflara telafisi mümkün olmayan hak kayıpları yaşatabilmektedir.

İstanbul’un hem Avrupa hem de Anadolu yakasındaki adliyelerde edindiğimiz pratik deneyim, mahkemelerin yerleşik uygulamalarına hakim olmamızı sağlamaktadır. Altınoklu Avukatlık Bürosu olarak müvekkillerimizle kurduğumuz ilişkide güven, şeffaflık ve ulaşılabilirlik temel prensibimizdir. Boşanma davası süreci, sadece bir davanın kazanılması değil, müvekkilimizin yeni hayatına maddi ve manevi olarak güçlü bir başlangıç yapabilmesinin teminat altına alınmasıdır. Bu nedenle, sürecin başından sonuna kadar hukuki donanımımızla yanınızda yer alıyoruz.

İstanbul Boşanma Avukatı Nedir ve Boşanma Avukatının Görevleri Nelerdir?

Hukuk sistemimizde avukatlar, bir branşta doktorlar gibi uzman unvanı alamasa da kendi tercihlerine yönelik belirli alanlarda avukatlık hizmeti verebilirler. Bu sebeple aslında İstanbul boşanma avukatı, İstanbul’da boşanma davası konusunda avukatlık hizmeti veren avukatı ifade eder. Ancak İstanbul boşanma avukatı, Türkiye’nin tüm illerinde boşanma davası hizmeti verebilir. Altınoklu Avukatlık Bürosu, gerek anlaşmalı boşanma davası gerek çekişmeli boşanma davasında, müvekkillerine hizmet veren bir hukuk bürosudur.

Altınoklu Avukatlık Bürosu olarak, boşanma davası tecrübemiz ve kendimizden emin yaklaşımımızla müvekkillerimize şeffaf bir bilgilendirme süreci sunuyor, dosyanın her aşamasını an be an takip ediyor ve müvekkillerimizi belirli aralıklar ile bilgilendiriyoruz. Sadece boşanma davasını kazanmaya değil, haklarınızı güvence altına almaya odaklanıyoruz. Eğer müvekkilimizin aleyhine bir durum olursa da aynı şeffaflık ile bu durumu kendisine izah ederek birlikte önlemler alıyoruz.

Bir boşanma avukatının temel görevi, müvekkilinin menfaatlerini korumak ve taleplerini yerine getirmektir. Bu kapsamda; boşanma dava dilekçelerinin hazırlanması, boşanma davasına ilişkin delillerin toplanması, toplanan delillerden lehe ve aleyhe olanların ayrıştırılması ve mahkemeye sunulması, duruşmalara katılım, nafaka ve tazminat hesaplamalarının takibi, velayet süreçlerinin yönetimi ve mal paylaşımı davalarının yürütülmesi boşanma avukatının sorumluluğundadır. Ayrıca, çekişmeli boşanma davasında taraflar arasında uzlaşma sağlanabilecek durumlarda anlaşmalı boşanma davası için protokol hazırlayarak süreci anlaşmalı boşanma davasına çevirmek de önemli bir görevdir.

Boşanma Avukatı Hangi Davalara Bakar?

İstanbul boşanma avukatı, aile hukukunun geniş yelpazesinde hizmet verir. Bunlar arasında;

  • Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Davaları,
  • Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma,
  • Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma,
  • Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma,
  • Terk Nedeniyle Boşanma,
  • Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma,
  • Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik),
  • Velayet, Nafaka ve Tazminat Davaları,
  • Mal Rejimi Tasfiyesi Davaları yer alır.

Boşanma Davası Nasıl Açılır, Davayı Açarken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Boşanma davası, “İstanbul Boşanma Avukatı Hangi Davalara Bakar?” sorusuna vermiş olduğumuz cevaptaki ilk 7 nedenden bir veya birden fazlasına dayanarak yazılacak bir boşanma dava dilekçesi ile açılır. Bu boşanma dava dilekçesi, 6100 sy. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. Maddesinde belirtilen hususları içermesi kanuni bir zorunluluk olup bu hususların bulunmaması durumunda boşanma davası usulden reddedilecektir.

Bu hususlardan; Mahkemenin adının, Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değerinin, Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin, İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin ve Dayanılan hukuki sebeplerin dışında kalan hususların eksik olması halinde mahkeme hakimi tarafından davacıya bir haftalık kesin süre verilir ve bu eksikliğin giderilmesi istenir. Ancak Mahkemenin adının, Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değerinin, Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin, İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin ve dayanılan hukuki sebeplerin eksik olması halinde duruşmalar başladığında bu eksiklikler giderilemeyecek ve başlangıçta belirtilen hususlar ile dava görülecektir. Yani anlaşılması gereken; eşlerden birinin bir kusuru dilekçeler aşamasında ileri sürülmezse yargılamada bu kusur eşe yükletilemeyecektir. Bu nedenle yukarıda belirtilen tüm hususların dava dilekçesinde ifade edilmesi kanuni bir zorunluluk olup daha sonra yargılama aşamasında ileri sürülemeyecektir.

Akabinde çekişmeli boşanma dava dilekçemiz mahkeme tarafından; davalı eşe tebligat kanunundaki usullere göre tebliğ ettirilir. Davalı eşin de tebliğden sonra 2 haftalık süre içinde dava dilekçesinde ileri sürülen iddialara cevap hakkı vardır. Aynı şekilde bu cevap dilekçesinde de bulunması zorunlu olan hususlar vardır. Bu hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 129. Maddesinde açıkça ifade edilmiştir. Cevap dilekçesinin de davacıya tebliğinden sonra davacının 2 haftalık cevaba cevap dilekçesi sunma hakkı binaenaleyh davalının da bu cevaba cevap dilekçesini sunduktan sonra ikinci cevap dilekçesini sunma hakkı bulunmaktadır. Buna dilekçeler teatisi veya dilekçeler aşaması denir ki tüm yargılama bu dilekçelerde iddia edilen olaylara ve bu olayların ispatına göre yürütülür. Bu sebeple bu aşamaya yargılamanın kalbi nitelemesini yapmak yanlış olmayacaktır.

Boşanma Davaları Nerede ve Hangi Mahkemede Açılabilir?

İstanbul’da çekişmeli boşanma davası, eşlerin son 6 aydır birlikte ikamet ettikleri yerdeki veya eşlerden birinin yerleşim yerindeki Aile Mahkemesinde açılır. Yerleşim yerinden kasıt; kişinin uzun süre kalma niyetinde olduğu yerdir. Zira Yargıtay da kişinin ikameti başka ilde olsa bile farklı bir ilde bulunan babasının evine giden kadının babasının ikametinin bağlı olduğu adliyede açtığı boşanma davasının yetkili yerde açıldığına karar vermektedir. Anlaşmalı boşanma davasında ise boşanma davası herhangi bir adliyede açılabilir. Aile Mahkemesinin olmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.

Boşanma Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir, Hangileri Kullanılamaz?

Çekişmeli boşanma davalarında iddiaların ispatı hayati önem taşır. önemli husus delilin nasıl elde edildiğidir. Zira Yargıtay; hukuka uygun olarak elde edilmiş tüm delillerin yargılamada kullanılabileceğine karar vermiştir. Aynı şekilde hukuka aykırı olarak elde edilmiş bir delil ise ispat vesilesi olarak kullanılamayacağı gibi Türk Ceza Kanunu kapsamında pek çok farklı suça da vücut verebilir. Bu sebeple delilin hukuka uygun olması hayati önem taşımaktadır. Hukuka aykırılık ise kısaca delili elde ederken sistematik ve planlı olmak olarak tanımlanabilir. Örneğin casus yazılımlar ile elde edilmiş telefon bilgileri, zinanın ispatı için yerleştirilen gizli kamera veya dedektif uygulamaları planlı ve sistematik olduğu için hukuka uygun kabul edilmemektedir. Yargıtay kararları ışığında, delillerin hukuka uygun elde edilmesi şarttır.

Tanık: Tarafların iddialarını doğrulayan, olaylara bizzat şahit olmuş kişilerin beyanlarıdır. Duyuma dayalı tanıklık mahkeme nezdinde kabul görmemektedir. Yani davalı veya davacının kendilerine anlattıkları ancak gözleri ile görmedikleri tanık anlatımları hüküm verilirken dikkate alınmayacaktır.

Mesaj Kayıtları: Hukuka uygun elde edilmiş her türlü mesaj kaydı kullanılabilir. Bu bağlamda; whatsapp, telegram, instagram mesajları, SMS gibi tüm mesajlar ispat noktasında kullanılabilecektir. Ancak dikkat edilmesi gereken husus; bu mesaj kayıtların hayatın olağan akışına uygun olarak elde edilmiş olmasıdır zira haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu oluşabilir.

Sosyal Medya: Sosyal medya paylaşımları, içtihatlar uyarınca delil niteliği taşımaktadır.

Kamera Kayıtları: Halka açık alanlardaki kamera kayıtları delil olabilirken, eşin haberi olmadan eve yerleştirilen gizli kamera kayıtları "hukuka aykırı delil" sayılarak hükme esas alınmaz. Hatta öyle ki bu hukuka aykırılık yalnızca hükme esas alınmamakla kalmayıp özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin yayılması, toplanması, elde edilmesi gibi suçlara sebebiyet verebilmektedir.

Ses Kayıtları: Ses kayıtları bazı durumlarda hukuka uygun delil olarak kabul edilebilirken bazı durumlarda hukuka aykırı delil olarak kabul edilmektedir. Bu delil elde ediliş şekli incelenerek dikkate alınacaktır.

Uzman Raporu: Özellikle velayet konusunda pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının raporları mahkeme kararında belirleyicidir. Ayrıca görüntü, mesaj, ses ve kamera kaydı gibi dijital materyaller üzerinde de bilirkişi incelemesi yapılarak uzman raporu temin edilebilir.

Yukarıda bahsedilen deliller haricinde arama ve mesaj kayıtları, otel kayıtları, whatsapp-telegram mesaj ekran görüntüleri de boşanma davalarında ispat aracı olarak kullanılabilir. Her insanın öyküsünün kendine has olması sebebiyle çekişmeli boşanma davalarında delillerin de kendine ve duruma has olduğunu ve değişkenlik gösterebileceğini söyleyebiliriz.

Bazı deliller ise hukuka aykırı olup çekişmeli boşanma davasında kullanılamaz. Örneğin; Eşin telefonuna casus yazılım yüklemek, gizli kamera yerleştirerek, düzenek veya sistem kurarak elde edilen deliller geçersiz olup davada kullanılamayacaktır. 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 24.05.2023 tarih, 2022/7471 Esas ve 2023/2648 Karar sayılı kararı uyarınca, sosyal medya yazışmaları ve fotoğraflar kusur belirlemesinde esas alınabilmektedir. Ancak, casus yazılım gibi hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller mahkemece reddedilir. Yargıtay, "dosyaya sunulan telefon görüşme kayıtlarının eşinin telefonunu casus yazılım yüklemek suretiyle elde edildiği" durumlarda bu delillerin hükme esas alınamayacağını vurgulamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 23.03.2023 tarihli, 2022/8100 Esas ve 2023/1296 Karar sayılı kararı uyarınca, casus yazılım ile elde edilen kayıtların hükme esas alınamayacağını açıkça belirtmiştir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Süreci

Anlaşmalı boşanma, boşanma davaları içinde en hızlı ve en az masraf gerektiren yoldur. TMK m. 166/3 uyarınca, evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması, eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi gerekir. Tarafların velayet, nafaka ve tazminat konularında tam bir anlaşmaya varması, anlaşmaya vardıktan sonra bir dava dilekçesi hazırlaması ve dava dilekçesi ekinde boşanmanın şartlarını içerir protokolü mahkemeye sunması gerekmektedir. Hakim, tarafları bizzat dinleyerek karar vermektedir. Tarafların anlaşmalı boşanma avukatları olsa dahi bizzat kendilerinin gelmesi kanuni bir şart olup taraflardan birisi bile gelmese anlaşmalı boşanma davası reddedilecektir.

Gerek İstanbul Aile Mahkemeleri’nde gerekse diğer tüm şehirlerde anlaşmalı boşanma davaları, protokolün eksiksiz olması durumunda ve tarafların duruşmaya katılmaları durumunda tek celsede sonuçlanmaktadır. Bu noktada önemli husus ise velayet, iştirak nafakası, kişisel görüş günlerinin düzenlenmesi kamu düzeni ile alakalı olduğundan tarafların talepleri hakimi bağlamamaktadır. Örneğin bir davamızda baba ile müşterek çocuğun görüş günlerini pazar günü akşam 19:00 olarak kararlaştırmıştık. Ancak Mahkeme hakimi; pazar günü çocuğun ertesi gün olan okula hazırlanması söz konusu olması nedeniyle görüş gününü cumartesi akşam 19:00'a almıştı.

Çekişmeli Boşanma Davaları

Çekişmeli boşanma davası, tarafların boşanma veya fer'ileri (velayet, nafaka, tazminat) konusunda anlaşamadığı davalardır. Tarafların anlaşarak boşanamadığı durumlarda çekişmeli boşanma davası söz konusu olur. Çekişmeli boşanma davası; özünde bir kusur belirleme davası olarak nitelemek hatalı olmayacaktır. Karşı tarafın kusuru ispat edildikçe boşanmak isteyen eş lehine bir karar verilebilir. Aynı şekilde karşı taraf da boşanmak istemiyorsa boşanmak isteyen eşin ileri sürdüğü kusurların aksini ispatlayarak davanın reddine çalışmaktadır. Boşanmak istiyor ise de ayrıca bir karşı dava açarak kendisinin daha az kusurlu olduğunu yahut kusursuz olduğunu ispatlamaya çalışmaktadır.

Çekişmeli boşanma davası, zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk veya akıl hastalığı gibi özel sebepler veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine dayanarak açılabilir. Çekişmeli boşanma davasına sebep olarak gösterilen olayların, tek tek her olay bazında hukuka uygun deliller ile ispatlanması gerekir. İddiaların ispatı, kusuru belirler, belirlenecek kusur oldukça önemlidir çünkü tazminat ve nafaka haklarını doğrudan etkiler.

Çekişmeli Boşanma Davasında Genel Sebepler

Çekişmeli boşanma davasında genel sebepler Medeni kanunun 166. maddesinde izah edilmiştir. Buna göre;

  • Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (bilinen tabirle şiddetli geçimsizlik)
  • Fiili Ayrılık

olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Çekişmeli Boşanma Davasında Özel Sebepler

Çekişmeli boşanma davasında özel sebepler kendi içerisinde beşe ayrılmaktadır. Özel sebeplere dayalı olarak açılan bir çekişmeli boşanma davası, bir veya birden fazla sebebe dayalı olarak açılabilir. Bu sebepler;

  • Zina
  • Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış
  • Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme
  • Terk
  • Akıl Hastalığı

Zina/Aldatma Sebebine Dayalı Boşanma Davası

Zina sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası, Türk Medeni Kanun madde 161’ de düzenlenmektedir. Türk Dil Kurumu, zinayı; “aralarında evlilik bağı olmayan kişiler arasında cinsel ilişki” olarak tanımlamaktadır. Zinanın tanımı, iki kişinin cinsel ilişkiye girmesi olarak tanımlandığından sebep, eylemin genellikle mahrem yerlerde yaşandığını bu sebeple çekişmeli boşanma davasında zinanın ispatının kolay olmadığı söylenebilir. Hemen belirtelim aynı maddenin 2. fıkrasında "Affedenin dava hakkı yoktur." ifadesi bulunmaktadır. Bu ifade; açıkça veya örtülü olarak zinayı affetmenin yahut en azından hoşgörü ile karşılamanın üzerine zina nedenine dayanarak boşanma davası açılamayacağı anlamına gelmektedir. Af olgusuna örnek vermek gerekirse; zinanın öğrenilmesinden sonra tarafların cinsel ilişkiye girmesi, tatile gitmesi, birlikte yaşamaya devam etmeleri, 6 ay içinde zina nedenine dayalı dava açılmaması verilebilir. Görüleceği üzere af açıkça bir mesaj yahut ifade ile olabileceği gibi; hoş görüp evlilik birliğine devam etmek de af kabul edilmektedir. Halk arasında genellikle zinanın varlığı öğrenildikten sonra "bir daha yapmayacağını söyledi" veya " çok ağladı o sebeple evde kalmasına izin verdim." gibi ifadeler ile evlilik birliğinin devam ettirildiği görülmektedir. Bu şekilde olduğu zaman zina eden zina yaptığını kabul etse bile affedildiğini söyleyecek ve zina nedenine dayanılarak açılmış olan boşanma davası reddedilecektir.

Yargıtay, zina sebebine dayalı çekişmeli boşanma davasında zinanın varlığını ispat için cinsel ilişkinin varlığını direkt gösteren deliller dışında cinsel ilişkinin varlığına delalet eden delilleri de zinanın varlığına ispat olarak kabul etmektedir. Gayrimeşru bir çocuğun varlığı, otel kayıtları gibi deliller zinaya açık şekilde delil olarak kabul edilirken eşi olmayan kişi ile cinsel içerikli yazışmalar, konuşmalar da zinaya delil olarak kabul edilmektedir. Bunun yanı sıra dolaylı birkaç delillin yan yana getirilmesi ile zinaya delalet eden delillerin ortaya çıkarılması mümkündür. Bu delillerin, çekişmeli boşanma davası için anlam teşkil etmesi ve haklarınızın koruma altına alınması adına İstanbul boşanma avukatı olarak tecrübemize güvenimiz tamdır.

Ek olarak zinanın ispatlanması durumunda mal paylaşımı davasında da zina eden aleyhine düzenlemeler bulunduğundan kanun koyucu zinanın varlığını ağır yaptırımlara bağlamıştır.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası, Türk Medeni Kanun madde 162’ de düzenlenmektedir. Çekişmeli boşanma davası özel boşanma sebeplerinden, Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Türk Medeni Kanunu 162. maddede düzenlenmiştir. Her bir eylemi ayrı ayrı tanımlasak da boşanma davasında bu 3 eylem de bir arada yer alabilir.

  • Hayata Kast Sebebine Dayalı Boşanma Davası

Hayata kast sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası, eşlerden birinin diğer tarafın hayatına kasteden davranışta bulunmasıdır. Eşi intihara sürüklemek, öldürmeye teşebbüs etmek, yiyecek içecek vermeyerek aç bırakmak örnek olarak verilebilir.

  • Pek Kötü Davranış Sebebine Dayalı Boşanma Davası

Pek kötü davranış sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası, eşlerden birinin diğer tarafa pek kötü davranışta bulunmasıdır. Pek kötü davranış denildiğinde akla çok fazla örnek gelmektedir.  Eşe fiziksel şiddet uygulanması, eşe karşı gerek yalnızken gerek toplum içinde hakaret etmek, eşi eve almamak örnek olarak verilebilir.

  • Onur Kırıcı Davranış Sebebine Dayalı Boşanma Davası

Onur, insanın kendine duyduğu saygıyı ifade eder. Onur kırıcı davranış sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası, eşlerden birinin diğer tarafın kendine duyduğu saygıya kırıcı davranışta bulunmasıdır. Eşlerden birinin eşini aldatıp sevgilisini sosyal çevresinde eşi gibi tanıtması, eşlerden birinin eşini topluluk içinde, çocukları içinde aşağılamak onur kırıcı harekete örnek olabilir.

Zina nedeni ile aynı şekilde bu nedende de affedilme hususu karşı tarafça ileri sürülebilecektir.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası, Türk Medeni Kanun madde 163’te düzenlenmektedir.

  • Suç İşleme Sebebine Dayalı Boşanma Davası

Suç işleme sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası, eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi ve işlenen suç sebebiyle diğer eşin suçu işleyen eş ile hayatını devam ettirememesi sebebine bağlı olarak açılabilir. Bu çekişmeli boşanma davasında öncelikle küçük düşürücü suçun ne anlama geldiğini anlamak gereklidir. Küçük düşürücü suçlara örnek vermek gerekirse gasp suçu, hırsızlık, uyuşturucu ticareti, dolandırıcılık gibi suçlar küçük düşürücü suçlardandır. halk arasında Yüz Kızartıcı Suçlar olarak bilinen suçlar bu nedene dahil edilebilir.

  • Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebine Dayalı Boşanma Davası

Haysiyet Türk Dil Kurumu tarafından “saygınlık, özsaygı” olarak tanımlanmaktadır. Haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası, eşlerden birinin haysiyetsiz hayat sürmesi ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle diğer eşin, eş ile hayatını devam ettirmemesi sebebine bağlı olarak açılabilir. Bu çekişmeli boşanma davasında, eşlerden birinin hemcinsi ile birliktelik yaşaması, cinsel ilişki yaşaması, fuhuş yapılan yerlerde çalışması buna aracılık etmesi haysiyetsiz hayat sürmeye örnek olarak verilebilir.

Terk Sebebine Dayalı Boşanma Davası

Terk sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası, Türk Medeni Kanun madde 164’te düzenlenmektedir. Terk sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası, eşlerden birinin evliliğin kendisine yüklediği sorumluluklardan kaçmak için diğer eşi terk ettiği veya bir sebeple ayrılmış olduğu ortak konuta, haklı bir sebep olmadan dönmediği durumda terk sebebine dayalı boşanma davası için ilk şart gerçekleşmiş olur.

Ancak yalnızca ortak konuttan gitmesi veya haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi yeterli değildir. Bu ayrılık, en az altı ay sürmüş olmalı ve ayrılık hali devam etmelidir. Bunun üzerine ortak konutu terk eden eşe, bir ihtar çekilmeli ve terk eden eş bu ihtara rağmen ortak konuta dönmemelidir bu halde terk gerçekleşmiş sayılacaktır. Bu neden uygulamada normal olarak kavga sonrası evin terk edilmesi olarak algılansa da boşanma nedeni olarak bu nedene dayanıldığında pek çok prosedürün gerçekleştirilmesi gerekeceğinden mutlaka bir İstanbul Boşanma Avukatından yardım alınmasını tavsiye ederiz.

Akıl Hastalığı Sebebine Dayalı Boşanma Davası

Akıl Hastalığı sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası, Türk Medeni Kanun madde 165’te düzenlenmektedir. Eşlerden birinin akıl hastası olduğu diğer işinde bu sebeple artık ortak hayatı devam ettiremez hale geldiği durumlarda akıl hastalığı sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası açılabilir. Ancak akıl hastalığı sebebine dayalı çekişmeli boşanma davasının açılması için gerekli olan bir diğer şart da bu hastalığın kalıcı olduğuna dair rapor alınması olup bu rapor boşanma davası öncesinde veyahut boşanma davası süreci içerisinde alınabilir.

İstanbul Boşanma Avukatı Ücretleri

Avukatlık ücreti, Türkiye Barolar Birliği'nin her yıl belirlediği asgari ücret tarifesinin altında olmamak kaydıyla, dosyanın kapsamı, harcanacak mesai ve davanın zorluk derecesine göre belirlenir. Anlaşmalı boşanma davaları genellikle çekişmeli boşanma davalara göre daha uygun maliyetlidir. Mal paylaşımı gibi ek davalar ayrıca ücretlendirilir.

Her avukat kabul etmek istediği dosya ile alakalı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altına düşmemek şartıyla istediği fiyatı belirlemekte özgürdür. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ise her yıl Resmi Gazetede yayımlanır. 04/11/2025 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete’de bulunan asgari ücret tarifesine göre; 2026 yılı için Çekişmeli Boşanma davalarında belirlenen asgari ücret 45.000 TL’dir.

Bunun yanında Türkiye’deki her baro ayrıca bulunduğu ilin ekonomik koşullarını dikkate alarak tavsiye ettiği bir ücret tarifesi de bulunmakta olup bu ücret tarifesi de Baroların Yönetim Kurulunca alınacak karar ile Avukatlara duyurulmaktadır. İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun 08.12.2025 gün ve 115/19 sayılı kararı ile belirlediği Tavsiye Niteliğindeki En Az Ücret çizelgesine göre; İstanbul’daki Çekişmeli boşanma davalarında 2026 yılı itibarı ile belirlenen tavsiye niteliğindeki ücret 188.500 TL’dir. Ayrıca Çekişmeli boşanma davasında Maddi ve Manevi Tazminat talebi varsa 188.500 TL‘den az olmamak üzere dava değerinin %16’sıdır.

Boşanma Davası içinde Velayet, Nafaka ve Mal Paylaşımı

Velayet ve nafakanın, çekişmeli boşanma davası içerisinde talep edilmesi mümkündür. Velayet ve nafaka talebi için ayrıca dava açılmasına gerek olmasa da ayrıca dava açılmasında da sakınca yoktur. Yani boşanma davası açıldıktan sonra nafaka ve velayet talebinde de bulunulabilir. Ancak örneğin yoksulluk nafakası talep etmek elbette sınırsız süreli değildir, talep hakkı belirli süreler ile sınırlandırılmıştır.

Velayet

Velayet düzenlemesinde temel ilke "çocuğun üstün yararı"dır. Velayet davalarında, çocuğun velayetinin kimin üzerine bırakılması çocuk için daha yararlı olacak sorusuna cevap aranır ve velayet hakkı bu sorunun cevaplanması ile bir taraf üzerine bırakılır. Yargıtay, velayetin belirlenmesinde uzman raporlarının ve çocuğun idrak çağındaysa görüşünün alınmasının önemini vurgulamaktadır. Halk arasında yapılan en büyük yanılgı ise örneğin annenin maddi durumunun olmaması nedeniyle velayeti alamayacağıdır. İştirak nafakası (müşterek çocuk lehine hükmedilen nafaka türü) bu sebeple verilmektedir. Yani velayeti almayan tarafı bütçesi ölçüsünde velayeti alan tarafa yardım etmesidir. Bu nedenle de velayeti almayan tarafın maddi durumu da ayrıca mahkeme tarafından verilecek nafaka ile desteklenmektedir.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Velayet

Anlaşmalı boşanma davasında taraflar, velayet, nafaka, tazminat gibi her konuda anlaşmaya vardıktan sonra boşanma gerçekleştiğinden velayet konusunda genellikle yargılamaya gerek duyulmamaktadır. Ancak bir istinası mevcuttur. Görülen dava anlaşmalı boşanma davası olsa dahi hakim, anlaşmalı boşanma protokolünde belirlenen velayet şartlarının çocuğun üstün yararına aykırı olduğuna kanaat getirirse duruma müdahale edebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.06.2023 tarihli, 2023/3506 Esas ve 2023/3338 Karar sayılı ilamı, iştirak nafakasının çocuğun ihtiyaçları ve günün ekonomik koşulları çerçevesinde hakkaniyete uygun belirlenmesi gerektiğini vurgular.

Çekişmeli Boşanma Davasında Velayet

Velayet talebi, çekişmeli boşanma davası içerisinde yani tek davada talep edilebilirken aynı zamanda ayrı bir dava açılarak da talep edilebilir. Velayet talebinin, çekişmeli boşanmada davasında değerlendirilmesinde birden fazla kriter değerlendirilmekle en önemli kriter, "çocuğun üstün yararı" ilkesidir. Hakimin, çekişmeli boşanmada davasında velayeti değerlendirirken dikkate aldığı ilk kriter "çocuğun üstün yararı" ilkesidir. Diğer kriterler ise bu ilke etrafında şekillenir.

Nafaka Türleri

Nafaka türleri; tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası olarak ayrılır. 

Tedbir Nafakası

Çekişmeli boşanma davası esnasında gerek çocuklara gerekse eşe hükmedilen nafakaya tedbir nafakası denilmektedir. Tedbir nafakası, çekişmeli boşanma davasının sona ermesinden sonra eğer çocuk lehine hükmedilecekse iştirak nafakasına dönüşmekte, eş lehine hükmedilecekse yoksulluk nafakasına dönüşmektedir.

İştirak Nafakası

Çekişmeli boşanma davasında, tarafların müşterek çocukları lehine hükmedilen nafakaya verilen isim iştirak nafakasıdır. İştirak nafakası 18 yaşın altında bulunan çocuklar için talep edilebilir.

Yoksulluk Nafakası

Çekişmeli boşanma davasında, taraflardan birinin boşanma yoksulluğa düşmek şartıyla talep edilebilecek nafaka, yoksulluk nafakasıdır. Yoksulluk nafakasını, hem kadın hem de erkek talep edebilir. Çekişmeli boşanma davasında, yoksulluk nafakası talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir. Yargıtay, nafaka miktarının belirlenmesinde "tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne" dikkat edilmesi gerektiğini belirtir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.07.2024 tarihli, 2023/8644 Esas ve 2024/5377 Karar sayılı ilamı, paranın alım gücü ve ekonomik koşullar nedeniyle düşük kalan nafakaların artırılması gerektiğini belirtmiştir.

Tüm bunlardan sonra ayrıca bir nafaka türü daha bulunmaktadır;

Yardım Nafakası

Çekişmeli boşanma davasında, tarafların reşit olan müşterek çocukları lehine hükmedilen nafakaya verilen isim yardım nafakasıdır. Yardım nafakası 18 yaşın üstünde bulunan müşterek çocuklar için talep edilebilir.

Mal Rejimi Tasfiyesi

Mal paylaşımı davası, boşanma davasından ayrı olarak açılmalıdır. Boşanma davası ile mal paylaşımı davası birbirinden ayrı hukuki süreçlerdir. 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 27.06.2012 tarihli, 2011/23016 Esas ve 2012/17871 Karar sayılı ilamı uyarınca, mal rejimi tasfiyesi için harcı yatırılarak usulüne uygun ayrı bir dava açılması zorunludur.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Mal Rejiminin Tasfiyesi

Anlaşmalı boşanma davası için hazırlanan protokolde taraflar, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olarak madde düzenlemiş ise bu konuda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Yani taraflar anlaşmalı boşanma davası içerisinde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin karar verebilecekleri gibi sadece boşanmaya karar verip Mal paylaşımını mahkemenin yapmasını da isteyebilirler.

Çekişmeli Boşanma Davasında Mal Rejiminin Tasfiyesi

Çekişmeli boşanma davası ve mal rejiminin tasfiyesi davası yani mal paylaşımı davası birbirinden tamamen farklı davalardır. Öncelikle boşanma davasının açılması daha sonra mal paylaşımı davasının açılması gerekmektedir. Çekişmeli boşanma davasını açtıktan hemen sonra mal paylaşımı davasının açılması ve taşınır, taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulması, eşlerden birinin mal kaçırmasının önüne geçmek amacıyla en efektif hukuki prosedürlerdendir. Her ne kadar mal paylaşımı davası, boşanma davası ile aynı anda açılsa da boşanma davasının bitmesinin sonrasında mal rejimi davası görülmeye başlanacaktır.

Çekişmeli Boşanma Davasında Maddi/Manevi Tazminat

Çekişmeli boşanma davasında, tazminat alabilmek için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir. Kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu eşten tazminat talep edebilir. Yargıtay, "daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri" yapılması gerektiğini belirterek, tazminatların sembolik değil, tatmin edici ve caydırıcı olması gerektiğine işaret etmektedir. Eşit kusur halinde ise tarafların tazminat talepleri genellikle reddedilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.03.2024 tarihli, 2023/5702 Esas ve 2024/1425 Karar sayılı ilamı, hatalı kusur belirlemesinin tazminat haklarını doğrudan etkilediğini ve az kusurlu eş yararına uygun tazminata hükmedilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır.

İstanbul Aile Mahkemeleri ve Yetki

İstanbul'da boşanma davaları, Anadolu Yakası'nda Kartal’da İstanbul Anadolu Adliyesi, Beykoz Adliyesi, Adalar Adliyesi, Şile Adliyesi, Avrupa Yakası'nda ise Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi, Bakırköy, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Gaziosmanpaşa, Çatalca, Silivri Adliyelerinde görülür.

İstanbul Kartal Boşanma Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Çekişmeli boşanma veyahut anlaşmalı boşanma dava sürecindeyseniz avukatınızı seçerken önemli olan avukatınızın tecrübesi, kendini ifade ediş şekli, size verdiği güven ve sizi yönlendirmesidir. İstanbul Kartal’da boşanma avukatı olması veya Beykoz’da boşanma avukatı olması en önemli kriteriniz olmamalıdır. En önemli kriterlerden biri avukatınızın boşanma davalarındaki tecrübesidir. Avukatın çekişmeli boşanma davası ve anlaşmalı boşanma davası, yani aile hukuku alanındaki deneyimi, iletişim becerisi ve dava takibindeki sürecin başarısı için kritiktir.

İstanbul’daki Avukatlar Anadolu ve Avrupa Yakası’nda Hizmet Verebilir mi?

Evet, İstanbul barosuna kayıtlı avukatlar, şehrin her iki yakasında ve Türkiye'nin her yerinde boşanma davası takip edebilirler. Önemli olan avukatın yetkinliği, davaya ve size ayıracağı zamandır.

Boşanmanın Uluslararası Geçerliliği: Tanıma ve Tenfiz Davaları

Yurt dışında alınan boşanma kararlarının, Türkiye'de geçerli olabilmesi için "Tanıma ve Tenfiz" davası açılması gerekir. Bu davalar açılmadıkça boşanma, yalnızca gerçekleştiği ülkeyi bağlar.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.04.2024 tarihli, 2024/1839 Esas ve 2024/2438 Karar sayılı ilamı, 5718 sayılı MÖHUK uyarınca yabancı mahkeme ilamlarının kamu düzenine aykırı olmadıkça aynen tanınacağını teyit etmiştir.

SIK SORULAN SORULAR

Boşanma davası ne kadar sürer?

İstanbul’da açılan anlaşmalı boşanma davası, tek celsede genellikle 2 hafta ile 2 ay arasında sonuçlanabilirken, çekişmeli boşanma davaları, İstanbul Aile Mahkemeleri’nin yoğunluğuna ve dosyanın kapsamına göre 1 ila 2 yıl arasında sürebilir.

İstanbul dışında açılan boşanma davalarında ise Mahkemelerin yoğunluğunun daha az olmasına bağlı olarak bu sürelerin daha kısa olması da mümkün olabilmekte. İstinaf ve Yargıtay süreçleri bu süreyi uzatabilir.

Boşanma davasında avukat tutmak zorunlu mu?

Hem anlaşmalı boşanma davasında hem de çekişmeli boşanma davasında kanunen avukat ile çalışmak zorunlu değildir ancak anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davası, aile hukuku davaları, teknik usul kuralları içerir. Hak kaybına uğramamak, nafaka ve tazminat gibi haklarını tam alabilmek için tecrübeli bir avukatla çalışmak önem taşır.

Gerek anlaşmalı boşanma davası gerekse çekişmeli boşanma davası sonunda yazılacak gerekçeli karar, önemsiz bir kağıt parçasından ibaret değildir. Boşanma davası sonunda kesinleşecek olan bu karar, yaşayacağınız hayatın temel çerçevesini belirleyecek en önemli kağıt parçası haline gelecektir.

Çekişmeli dava anlaşmalıya dönebilir mi?

Çekişmeli boşanma davası, hüküm verilmeden yani dava sona ermeden önce davanın her aşamasında anlaşmalı boşanma davasına dönebilir. Taraflar çekişmeli boşanma davasını, anlaşmalı boşanma davasına çevirme iradesini anlaşarak protokol ile sunabilir ve davayı anlaşmalı boşanma davasına çevirebilirler.

Nafaka miktarı nasıl belirlenir?

Anlaşmalı boşanma davasında taraflar, nafaka miktarını birlikte belirler. Yine anlaşmalı boşanma davasında, taraflar dilerse nafakanın olmamasını da kararlaştırabilirler. Ancak müşterek çocuklar ile alakalı nafaka miktarı; hakim tarafından talep edilmese dahi kararlaştırılabilecektir.

Çekişmeli boşanma davasında ise hakim, tarafların sosyal, ekonomik durumları, kusur oranları, çocukların yaşı ve ihtiyaçları ve günün ekonomik koşullarını dikkate alarak belirler. Çekişmeli boşanma davasında belirlenen nafaka, ilerleyen yıllarda nafaka borçlusu veya nafaka alacaklısının sosyal, ekonomik durumlarında göre yine dava açılarak artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir.

İstanbul’da dava nerede açılır?

Çekişmeli boşanma davası, eşlerin son 6 aydır birlikte ikamet ettikleri yerdeki veya eşlerden birinin yerleşim yerindeki Aile Mahkemesinde açılır. Anlaşmalı boşanma davasında ise boşanma davası herhangi bir adliyede açılabilir. Aile Mahkemesinin olmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.

Boşanma hızlı gerçekleşsin diye nafaka sonradan açılabilir mi?

Evet, nafaka davası çekişmeli boşanma davası veya anlaşmalı boşanma davası kesinleştikten sonra 1 yıl içinde açılabilir. Ancak 1 yıllık sürenin dolmasından sonra bu hak zamanaşımına uğrayacaktır. Ancak nafaka davasının sonradan açılması yahut boşanma davasında talep edilmesinin boşanma davasının olağan süreçlerinden olduğu için hızına etki etmeyeceği söylenebilir.

Eşim boşanmak istemezse dava açabilir miyim?

Evet, eşlerden birinin boşanmak istemediği durumlarda da taraflardan biri boşanma davası açabilir. Ancak bu dava, taraflardan biri boşanmayı kabul etmediği için çekişmeli boşanma davası olarak açılabilir. Çekişmeli boşanma davası sebepleri dilekçede belirtilmeli, süresi içerisinde bu sebepler deliller ile desteklenmelidir. Aksi halde davanın reddedilmesi ihtimali de mümkündür. Yalnızca davanın açılması boşanma sonucunu beraberinde getirmemektedir.

Boşanma kararı kesinleşmeden evlenilebilir mi?

Çekişmeli boşanma davası veya anlaşmalı boşanma davası, duruşma gününde boşanmaya karar verilir ancak bu karar kısa karar olarak adlandırılır ve hukuken boşanmış sayılmazsınız. Hukuken boşanmış sayılmak için boşanma kararının kesinleşmiş olması gerekir. Duruşmada boşanmaya karar verilmesinin ardından hakimin boşanma davası gerekçeli kararını yazmak için 30 gün süresi vardır. Boşanma davası gerekçeli kararının yazılması sonrası karar, taraflara veya avukatlarına tebliğ edilir.

Tebliğ süresi genellikle 2 hafta 1 ay gibi sürelerde sağlanırken avukat olması durumunda genellikle aynı gün tebliği gerçekleşmektedir. Boşanma davası gerekçeli kararının, taraflara tebliği sonrası taraflardan biri 14 gün boyunca istinaf kanun yoluna başvurmazsa ya da istinaf kanun yoluna başvurmaktan vazgeçerse karar kesinleşir. Boşanma kararının kesinleşmiş olması ile taraflar hukuken artık tekrar bekar olurlar. Kesinleşen boşanma kararı, ilgili nüfus müdürlüklerine bildirilir.

Erkek için yeniden evlenmek için boşanma kararının kesinleşmesi beklenirken kadının 300 günlük iddet müddeti olmakla hamile olunmadığının ispatı ile iddet müddetinin kaldırılması davası açılarak bu sürenin kaldırılması da mümkündür.

KAYNAKÇA

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 24.05.2023 tarih, 2022/7471 Esas ve 2023/2648 Karar sayılı kararı
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 23.03.2023 tarihli, 2022/8100 Esas ve 2023/1296 Karar sayılı kararı
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.06.2023 tarihli, 2023/3506 Esas ve 2023/3338 Karar sayılı ilamı
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.07.2024 tarihli, 2023/8644 Esas ve 2024/5377 Karar sayılı ilamı
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 27.06.2012 tarihli, 2011/23016 Esas ve 2012/17871 Karar sayılı ilamı
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.03.2024 tarihli, 2023/5702 Esas ve 2024/1425 Karar sayılı ilamı
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.04.2024 tarihli, 2024/1839 Esas ve 2024/2438 Karar sayılı ilamı
  • Prof. Dr. Baki Kuru - Medeni Usul Hukuku Ders Notları - Legal Yayınevi Eylül 2016
  • Dural-Öğüz-Gümüş - Türk Özel Hukuku Cilt 3 Aile Hukuku - Filiz Kitabevi İstanbul 2015 
Bu içerik, ceza hukuku, aile hukuku ve boşanma davaları alanında çalışan Av. Ahmet Hilmi Durak tarafından bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
İçerik, genel hukuki bilgi niteliğindedir; mevcut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık almanız önerilir.

YAZAR : AV. AHMET HİLMİ DURAK

KONTROL EDEN: AV. BÜŞRA NUR ALTINOKLU DURAK

SON GÜNCELLEME : 01/06/2026